KEHRİBAR

GELDİGİNİZ SAYFAYA GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

Renk: Sarı, altın sarısı ve sarının değişik tonları, kahverengi, kırmızımsı kahverengi tonlarındadır.
Elementi: Ateş


Ağaç reçinesinin fosilleşmesi sonucu oluşan organik bir kristaldir. Ağaç reçinesine takılan bitki parçaları veya böcekler de beraberinde fosilleşmişse kristalin içerisinde gözlemlenebilir.



Baltık Kehribarı yüzlerce yıldır kullanılan homeopatik doğal reçinedir.

Homeopati: Yaklaşık 200 yıldan beri Avrupa, Amerika ve Hindistan'da yaygın olarak uygulanan bu Doğal Tıp ( veya Alternatif Tıp) yöntemi insanı bir bütün olarak ele alır ve asıl olarak semptomlardan ziyade insanı tedavi etmeyi amaçlar.

 

Homeopatik tedavide, doğanın değişik alanlarından seyreltilerek elde edilen ilaçlar, kişinin kendi kendini doğal bir şekilde iyileştirmesi için vücuda ivme verir. Bu tedavi şeklinin etkili bir yöntem olduğu sağlıklı insan üzerinde binlerce kez ispatlanmış olup bilimsel bir sistem olduğu kabul edilmiştir.


Baltık Kehribarı benzersiz doğal bir alternatif tıp ürünüdür.Baltık Kehribarı çok hafiftir ve içinde saksinit bulunur.saksinit asit insan bünyesindede bulunan yani insan beynininde ürettigi insana huzur ve sakinlik veren bir asittir.İçinde ilaçlarda kullanılan kimyasallar bulunmayan , insana dost birçok tedavi edici özelligi bulunan muhteşem bir recinedir.


Kehribarın bu faydalarından yararlanabilmek için öncelikle kehribarın işlem görmemiş gerçek Baltık Kehribarı olması gerekir.Ülkemizde çok yaygın şekilde kullanılan sıkma kehribar , ateş kehribarı ,osmanlı sıkma kehribar gibi isimlendirilenlerin gerçek kehribarla hiç bir alakası yoktur.Bunlar çogunlukla renklendirilmiş plastik veya bakalittir.


Bakalit; Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucunda elde edilen yapay bir reçinedir. 1905'te Leo Hendrik Baekeland (1863-1944) tarafından bulundu. Katalizör olarak sodyum hidroksit, sodyum karbonat ve amonyak gibi bazlar kullanılır. Kondenzasyon işlemi üç aşamada gerçekleşir,ilk aşamada sıvı ya da yarı katı bir plastik oluşur. Isıtma sürdürülünce ikinci aşamada ısıyla yumuşayan ancak erimeyen bir ürün elde edilir. Bu reçine ısıyla birlikte basınç etkisinde kondenzasyonun ilerlemesi sonucunda yumuşamayan, erimeyen ve hiçbir çözücüde çözünmeyen bir polimere dönüşür. Bu son ürüne bakalit adı verilir.



Baltık kehribarı sol ele bileklik olarak takıldıgında vucutta biriken statik elektrigi sanki cıplak ayakla toprağa basıyormuş gibi  azaltır .


Statik elektrik, insan vücudunda biriken elektrik yüküdür. Eğer bu elektrik azaltılmazsa insan üzerinde gerilim artar, ve iletken bir maddeye ilk temasda bir boşalma-çarpma olur. Bu elektriksel gerilim ve  Stres ,elektriksel olarak aynı şeydir. Yani stresli durumlarda insanın üzerindeki elektrik miktarıda artar , bunun tersi de doğrudur, mesala yağmurdan önceki kasvetli havalarda insan kendisini gergin hisseder, çünkü yağmurdan önce havada elektrik yükü çok fazla olur.


Vücudumuzdaki bu statik elektrik,manyetik alan enerjisi ile zıt bir özellikte olup fazla miktarda olduğunda, manyetik alanın dengesini olumsuz etkileyeceğinden, kişiyi gergin ve huzursuz bir ruh haline de sürükleyebilir.


Dolayısıyla vücudumuzda fazla biriken statik enerjinin bizi mutsuz edebileceğini,hayata güler yüzle bakmamızı ve mutluluğumuzu engelleyebileceğini ve bunun beraberinde çeşitli psikolojik hastalıklarla beraber bir çok bedensel rahatsızlıklar da ortaya çıkaracağını tahmin edebiliriz.

 

Bilim adamları bazı insanlarda aniden ortaya çıkan kanser ve birçok rahatsızlıklarda statik enerji yükünün fazla olmasına bağlı olabileceğine işaret etmektedirler.Gerçek  kehribar bu konuda doğanın insanlara sunduğu bir hediyedir.


Kehribar, milyonlarca yıl önce yaşamış, çok geniş alanlar kaplayan, yüksek ağaçlı, tropik ve yarı tropik ormanlardaki ağaçların salgıladığı reçinenin fosilleşmiş halidir.



Kehribarın tüm özellikleri, yaşına, gömülme şartlarına ve reçine salgılayan ağacın türüne bağlı olarak değişir.Turuncu, sarı, kırmızı, kahverengi, konyak rengi, bal rengi, altın rengi, kemik rengi, siyah, renksiz, mavi ve yeşil renklerde bulunabilir.Kehribar hafifçe ısıtılırsa reçine kokusu duyulur, 150 °C' e kadar ısıtılırsa yumuşar, 375 °C civarında ise parlak, dumanlı bir alevle, hoş bir çam reçinesi kokusu çıkararak yanar.



Kehribarın varlığı tümüyle, yeryüzünde reçine salgılayan ağaç topluluğunun oluşmasıyla ilgilidir. Dolayısıyla bu ağaçların yaşadığı, reçine salgıladığı, bu reçinenin sedimanların altına gömüldüğü, bunların üzerine gelen çökel (sediman) lerin yarattığı basınç ve sıcaklığın oluşturduğu fiziko-kimyasal değişimlerin yaşandığı dönem kehribarın oluşum yaşının başlangıcını oluşturur.



 

Reçinenin türü, gömüldüğü jeolojik ortama taşınan çökellerin miktarı ve cinsi, reçinenin gömüldüğü derinliklerdeki koşullar gibi bir çok faktör reçinenin Kehribara dönüşüm sürecini belirler. Değişen iklim koşullarına bağlı olarak Dünyanın değişik yerlerinde, farklı zamanlarda meydana gelen bol reçine veren ağaçların yaşadığı ormanların çağına bağlı olarak kehribarın oluşum yaşının 20 milyon yıldan 345 milyon yıla kadar yayıldığı kabul edilmektedir.


 

Sertliği düşük olduğu için tırnakla kolay çizilir. Milyonlarca yıl süreyle oluşan bu kristal şekilsiz yapı yani amorftur. Eski Yunan'da "elektron" ismi verilmiştir. Toz haline getirilip kumaşa sürüldüğünde statik elektrik oluşturduğundan eski Yunanlılar bu ismi vermişlerdir. Uzakdoğu ülkelerinde başarıyla kehribarın yapay formları üretilmektedir.


 

Hatta üretim sırasında içerisinde karınca veya diğer böceklerden yerleştirilerek yüksek fiyatlara yapay kehribarlar satılmaktadır.


 

Şamanlar; Kehribar için "güneşin taşı" diyorlar. Atalarının ruhlarına ve hayvanların ruhlarına ulaşmak ve onlarla iletişime geçmek için Kehribarı kullanırlarmıs. Kehribar'ın elementi ateştir. Bu nedenle ateş ile tutuşturulduğunda ortaya çıkan reçine kokusu dünyayı temsil eder.


 

Bu yayılan koku ile şamanik trans hallerine giren şaman, ata ruhlarıyla buluşurmuş. Kehribar, yüzyıllardır birçok medeniyette şifa amaçlı kullanılagelmiştir.



Kehribar'in bir hayli özelliği bulunuyor. Örneğin; Negatif enerjiyle karşılaştığında onu pozitif enerjiye çevirebiliyor. Bu nedenle odalarınıza, ofisinize ya da arabanıza yerleştirebilirsiniz. Üzerinizde uzunca bir süre taşırsanız  kalp ve damar hastalıklarına iyi geldiği gibi kalbe hoşluk veren sevgi, merhamet, sevecenlik, huzur ve denge enerjilerini ruhunuzun derinliğinde hissedersiniz.


 

Bir parça Kehribar'i avuç içinizde bir süre tutarak sakinleşebilir ve artan neşeyi içinizde hissedebilirsiniz. Böylece sinir sistemini iyileştiren ve canlandıran enerjileri iletir.



Kehribarı bireysel şifa çalışmalarınızda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Dünya genelinde şifacılar bu kristali çok kullanırlar. Kehribar ile sayısız hastalığı iyileştirebilir ve duygusal-fiziksel olarak olumlu değişimleri hızla yaşayabilirsiniz.


 

Bilinçaltı çalışmalarında kullanılabilir. Bilinçaltının derinliklerine inmiş ve bastırılmış anıları tekrar canlandırarak kişinin yüzleşmesine yardımcı olur.


 

Kullanan kişi, bu şekilde geçmişi ile bağlarını kopararak kendini karmasından özgürleştirebilir.Kehribar aynı zamanda enfeksiyonların tedavisinde kullanılıyor.



Kehribarı karın ağrılarında, sindirim sistemi rahatsızlıklarında kullanmak mümkündür. Eklem ve sırt ağrılarında da şifa gücü oldukça yüksektir. Ağrıyan bölgeye Kehribar ile masaj yapılabilir ya da ağrıyan bölgenin üzerinde bir süreliğine sabit tutulursa o bölgedeki enerji dengesini değiştirerek şifalandırır.



Kehribar kullanacaklar için en önemli sıkıntı,    doğal kehribarla yapayının  birbirine benzemesidir.


 


Problemin ilk kaynağı, boyanmış kehribardır. Kehribarın yukarıda tanımlanan renkleri dışında, mağazalarda bulunan kırmızı, mavi, mor (viyolet) ve siyah renklileri ya boyanarak doğallığını yitirmiş kehribardır, ya da yapaydır.

  



Gerçek kehribarın en belirgin özelliği, yakıldığında, çevreye reçine kokusu yaymasıdır. Yapay (taklit) kehribar, plastik, cam, sentetik çam sakızı veya fosilleşmemiş doğal çam sakızından  imal  edilir  ve petrol ürünleriyle renklendirilir.




Sapasağlam şekilde kalmış böcek görüntülen de muhtemelen sahte olduğunun kanıtıdır.
Yapay kehribar, içindeki bol 'hava kabarcıklarıyla,sarı , yeşil, kırmızı, mavi, mor ve siyahımsı renkleriyle tanınabilir.




Çok ağır (cam) veya çok hafif (sentetik, plastik) olması da tanınmasına Sapasağlam şekilde kalmış böcek görüntüleri de muhtemelen sahte olduğunun kanıtıdır. Bedenin dokunduğu kısımda terlemeyle karışık kaşıntı oluşturması da yapay kehribarın bir başka belirleyici özelliğidir.



Gerçek kehribar,
Sinir sistemini güçlendirir, kemik iliği eksikliklerine karşı şifadır.
Bedeni sağlıklı tutar, kişiye canlılık ve hayattan hoşnutluk hissi verir. Hayatın ağır yükünü hafifletir. Depresyona ve intihara eğilimli olanlar için yararlıdır.




Ruhsal sağlığı korur, melankolik ruh halini önler, ortamdaki olumsuz havayı emerek yok eder, negatif enerjiyi pozitif enerjiye çevirir ve rahatlama hissi verir.

  



Akıl ve zekayı uyandırıp harekete geçirir, doğru karar vermekte yardımcı olur.Çakraları olumsuz enerjiden temizler.





Boğaz ve Troid bezi enfeksiyonlarını yok eder, guatrın oluşmasını önler, oluşmuşsa önce büyümesini durdurur ve sonra küçülterek ortadan kaldırır. Kulak ağrılarını iyileştirir.Böbrek, mesane ve dalağı temizler, sağlıklı çalışmasını sağlar.



Astım,bronşit gibi solunum yolları hastalıklarını önler, oluşmuşsa iyileştirir.Alerjileri önler ve iyileştirir. Enfeksiyonun yayılmasını durdurur. Ağrı (sancı) bulunan beden bölümlerine sürüldüğünde ağrıyı azaltır. Özellikle romatizmal ağrılarda etkilidir.Cildi güzelleştirir hertürlü sivilceye karşı etkilidir.


Gerçek kehribar gerçek şifadır.Kehribar  güvenilen bu konuda uzman olan yerlerden alınmalıdır.Biz sertifika veriyoruz diyen bir firmanın verdiği sertifikanın normal olarak hiçbir resmi yanı yoktur.


Sertifika üniversiteler tarafından  veya jeoloji mühendisleri ve gemologlar tarafından verilmişse bir değeri vardır.Sitemizde satılan tüm kehribarlar jeoloji mühendisleri tarafından %100 doğal ve gerçek olduğu onaylı kehribarlardır.